Acele kelimesinin zıt (karşıt) anlamlısı nedir?

Yukarıda örneklerini verdiğimiz –Acele– kelimesinin zıt-karşıt anlamlısı ve örnek içerisinde kullanımının nasıl olması gerektiğinin bilgisini veriyor olacağız. 

Acele kelimesinin zıt (karşıt) anlamlısı Yavaş, Ağır

(TDK)Türk Dil Kurumu’na göre Acele kelimesinin anlamı:

1. s Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi:
      “Adam, acele adımlarla tekrar geri dönüyor, süratle merdivenlerden iniyor.” – Esat Mahmut Karakurt

2. z Vakit geçirmeden, tez olarak:
      “Acele, bir karar vermek ihtiyacındayım.” – Peyami Safa

3. i Tez davranma gerekliliği.

(TDK)Türk Dil Kurumu’na göre Yavaş kelimesinin anlamı:

1. s Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı:
      Yavaş bir yürüyüş.

2. s Yumuşak huylu, yumuşak başlı:
      Yavaş adam. Yavaş at.

3. s Alçak, hafif:
      Yavaş sesle konuşuyor.

4. z Alçak, hafif bir biçimde:
      “Yavaş tut, içinde kırılacak eşya var.” – Memduh Şevket Esendal

5. z Hızlı olmayarak:
      Yavaş vurdu.

(TDK)Türk Dil Kurumu’na göre Ağır kelimesinin anlamı:

1. s Tartıda çok çeken, hafif karşıtı:
      Kurşun, ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır.

2. s Çapı, boyutu büyük:
      Ağır top.

3. s Yavaş:
      “Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor.” – Esat Mahmut Karakurt

4. s Yoğun:
      “Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı.” – Abbas Sayar

5. s Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak).

6. s mecaz Değeri çok olan, gösterişli:
      “Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan’ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi.” – Mithat Cemal Kuntay

7. s mecaz Çetin, güç:
      “Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu.” – Feridun Fazıl Tülbentçi

8. s mecaz Ciddi.

9. s mecaz Sıkıntı veren, bunaltan.

10. s mecaz Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı:
      “Kızmıştım, Keziban’a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum.” – Nurullah Ataç

11. s mecaz Ağırbaşlı, ciddi:
      “Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı.” – Halide Edip Adıvar

12. s mecaz Keskin, boğucu (koku):
      “Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır.” – Falih Rıfkı Atay

13. s Kısık, alçak:
      “Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi.” – Osman Cemal Kaygılı

14. s mecaz Davranışları yavaş olan.

15. s mecaz Sindirimi güç (yiyecek):
      Ağır bir yemek.

16. i spor Ağır sıklet:
      Yıllarca ağırda güreşti.

17. z Yavaş bir biçimde:
      “Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu.” – Etem İzzet Benice

NOT : İki kelimenin (kökeninin ne olduğuna bakmaksızın) anlamdaş, anlamları eş, yakın anlam taşıyan veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekmektedir..Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.

Zıt Anlam Nedir?

Birbiriyle çelişen özellikler barındıran yani anlam bakımından birbirinin karşıtı olan sözcüklere “Zıt Anlamlı Kelimeler” veya “Karşıt Anlamlı Kelimeler” denir.

–>Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur.

–>Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı sayılmaz.