Sokmak kelimesinin zıt (karşıt) anlamlısı nedir?

Yukarıda örneklerini verdiğimiz –Sokmak– kelimesinin zıt-karşıt anlamlısı ve örnek içerisinde kullanımının nasıl olması gerektiğinin bilgisini veriyor olacağız. 

Sokmak kelimesinin zıt (karşıt) anlamlısı Çıkarmak

(TDK)Türk Dil Kurumu’na göre Sokmak kelimesinin anlamı:

1. -i İçine veya arasına girmesini sağlamak.

2. -e Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak:
      “Bizi içeriye aldı ve küçük bir odaya soktu.” – Falih Rıfkı Atay

3. -i Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak.

4. -i Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek:
      “Otların arasında bacaklarını yılan sokar.” – Reşat Nuri Güntekin

5. -e, nesnesiz Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek:
      Ülkeye kaçak eşya sokmak.

6. -i, mecaz Belli etmeden kötü bir malı vermek:
      Satıcı, elmaların çürüklerini sokmuş.

7. -e, nesnesiz, mecaz Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek:
      “Asım fikrini birçok sözlerle sağlamlamaya uğraşırken araya: -Olmaz mı? Ne dersiniz?- gibi sualler soruyor, cevap istiyordu.” – Refik Halit Karay

8. -i, mecaz Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.

(TDK)Türk Dil Kurumu’na göre Çıkarmak kelimesinin anlamı:

1. -den Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak.

2. -i Sonunu getirmek:
      Bu para ile ayı çıkarırız.

4. -i Bulmak, ortaya koymak:
      Yalanını çıkarmak. Yanlışını çıkarmak.

5. -i Hatırlamak:
      “Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım.” – Necati Cumalı

6. -i, -den Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek:
      Öfkesini benden çıkardı.

7. -i, -den Sağlamak, elde etmek:
      Ekmeğini taştan çıkarmak.

8. -i, nesnesiz Gibi göstermek, bir davranış yüklemek:
      Birini hırsız çıkarmak. Suçlu çıkarmak.

9. -i Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak:
      “Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı.” – İhsan Oktay Anar

10. -den İlgisini keserek uzaklaştırmak.

11. -i Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak:
      “İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti.” – Sait Faik Abasıyanık

12. -i Yayımlamak:
      “Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı.” – Orhan Seyfi Orhon

13. -i Gidermek:
      Lekeyi çıkarmak.

14. nesnesiz Yapmak, üretmek:
      Bu terzi çok iş çıkarıyor.

15. -e, nesnesiz Sunmak:
      Konuklara çerez çıkardı.

16. -e, -i Göstermek:
      “Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın.” – Memduh Şevket Esendal

17. -i, -le Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak:
      “Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami…” – Haldun Taner

18. nesnesiz Yollamak, göndermek:
      Bir adam çıkarıp oğlunu yanına getirtti.

19. nesnesiz Boşaltmak:
      “Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik.” – Refik Halit Karay

20. nesnesiz Resim yapmak.

21. nesnesiz Fotoğraf çektirmek.

22. -i, mecaz Söylemek:
      “Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır.” – Osman Cemal Kaygılı

23. -i, -den, matematik Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek.

NOT : İki kelimenin (kökeninin ne olduğuna bakmaksızın) anlamdaş, anlamları eş, yakın anlam taşıyan veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekmektedir..Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.

Zıt Anlam Nedir?

Birbiriyle çelişen özellikler barındıran yani anlam bakımından birbirinin karşıtı olan sözcüklere “Zıt Anlamlı Kelimeler” veya “Karşıt Anlamlı Kelimeler” denir.

–>Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur.

–>Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı sayılmaz.