Yetişmek kelimesinin zıt (karşıt) anlamlısı nedir?

Yukarıda örneklerini verdiğimiz –Yetişmek– kelimesinin zıt-karşıt anlamlısı ve örnek içerisinde kullanımının nasıl olması gerektiğinin bilgisini veriyor olacağız. 

Yetişmek kelimesinin zıt (karşıt) anlamlısı Kaçırmak

(TDK)Türk Dil Kurumu’na göre Yetişmek kelimesinin anlamı:

1. -e Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak:
      “Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti.” – Ömer Seyfettin

2. -e Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak:
      Bu giysi yarına yetişmeli.

3. -e Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak:
      “Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi.” – Abdülhak Şinasi Hisar

4. -e Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak:
      “Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı.” – Yakup Kadri Karaosmanoğlu

5. -e Değmek, uzanıp dokunabilmek:
      Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez.

6. -e Vakit bulmak, yapabilmek:
      Ben bu kadar işe yetişemem.

7. nesnesiz Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek:
      Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir.

8. -e Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak:
      “Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm.” – Peyami Safa

9. nesnesiz Üremek, büyümek, olmak:
      “Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti.” – Sait Faik Abasıyanık

10. -de Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek:
      “Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı.” – Orhan Veli Kanık

11. -e İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek.

12. -e Yardım etmek, yardımına koşmak:
      “Tam o sırada talih imdadıma yetişti.” – Refik Halit Karay

13. -e, mecaz Ortaya çıkmak.

(TDK)Türk Dil Kurumu’na göre Kaçırmak kelimesinin anlamı:

1. -i Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak.

2. -i Bir işi belirlenen zamanda yapamamak:
      Maçı kaçırdım.

4. -i Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek:
      Fırsatı kaçırdım.

5. -i Yararlanamamak:
      Penaltıyı kaçırdı.

6. -i Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak:
      Söylene söylene adamı kaçırdı.

7. nesnesiz, -den Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak:
      İcradan eşya kaçırdılar.

8. nesnesiz, hukuk Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak:
      Uyuşturucu kaçırmak.

9. -i Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek:
      “Kulübün yemeğinde biraz fazlaca kaçırmıştım.” – Haldun Taner

10. nesnesiz Sıvı, gaz vb. sızdırmak:
      Çakmak, gaz kaçırıyor.
      Makine buhar kaçırıyor.

11. -e İstemeyerek altını kirletmek:
      Donuna kaçırmak.

12. nesnesiz Delirmek:
      Zavallı kaçırmış.

13. -i Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek:
      Usturayı elimden kaçırdım, yanağımı kestim.

14. -i, -den Birini veya bir şeyi göstermemek:
      Karısını benden kaçırıyor.

15. -i, spor Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak.

16. -i, spor Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek.

NOT : İki kelimenin (kökeninin ne olduğuna bakmaksızın) anlamdaş, anlamları eş, yakın anlam taşıyan veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekmektedir..Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.

Zıt Anlam Nedir?

Birbiriyle çelişen özellikler barındıran yani anlam bakımından birbirinin karşıtı olan sözcüklere “Zıt Anlamlı Kelimeler” veya “Karşıt Anlamlı Kelimeler” denir.

–>Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur.

–>Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı sayılmaz.